Monday, June 15, 2009
Bazen birsey yapmak gelmez icinden bir gulumseme ile izlersin etrafinda olan bitenleri
Bos bos bakarsin bazende baska bir zamanda yasiyorsundur cunku
Inandiklarina uydurmaya calisirsin yaptiklarini, ama yarattigin sekli begenmezsin, birakirsin bir kenara
Hersey zor ve agir degil ama onemsizdir senin icin, bilmedigin bir sarki mirildanirsin, herseye ragmen yuregin kin tutamaz hicbirseye
Yoruldukca daha cok yurumek istersin ve seni yakip yikan insanlara inat dagilan parcalarini toplarsin yureginin
Yeniden dogarsin kullerinden, bu sefer daha cesursundur yeniden yikilana kadar
Bir eksiklik mi var diye dusunursun bazen, duygularindir azalan belki zamanla adini unutacagin duygularin
Ellerindekine bakarsin ne yapacagini bilemeden, hersey anlamsiz gelirde nerede kacirdigini dusunursun hayat denen ipin ucunu
Yurursun yolunda, arkandan seslenirler duyamazsin...

Canim blogcum sana yazacak bisey bulamiyorum bugunlerde, belkide biraz ara vermek gerekiyordur ne dersin?
Yorgunum cok, icimden hicbirsey gelmiyor. Dinlenince siralarim yine karisik cumlelerimi...
 
Monday, May 18, 2009

Veee sonundaaa izleyebildim bu cizgi filmi. Cumadan beri izleyebilmek icin yerimde duramadigim aklimin bir kosesinde dolanip duran cigi filmi izleme sansina erismis durumdayim. Oglusumla gitmek icin verdigim savasa sahit olan Fatma ben seninle gelirim diyerek beni mutlu etti ve bu aksam cizgi filme giden kocaman insanlar olarak durumun absurtlugunede gulerek bilet gisesine yaklastigimizda bilet kesen cocuga Coraline a iki bilet istedigimizi soyledigimizde bize gulerek bakti,
-isterseniz Melekler ve Seytanlara girebilirsiniz
-Hayir Coraline olsun en arkadan
-Salon bos ikiniz olcaksiniz
-Tamam istedigimiz yere oturabiliriz bu super
Sonra en kucuk boy olan ama sanki yedikce cogalan bol tuzlu misirlarimizida kapinca salona dogru ilerlemeye basladik, gozumuze kestirdigimiz bir yere konuslandik ve beklemeye bassladik, 10 dakika sonra universite ogrencisi oldugunu sandigim 2 kiz ve 1 erkek de bize katilinca toplam 5 kisi basladik izlemeye.
Oncelikle soylemeliyim ki cocuklara gore degilmis, oglusum gelmemekte hakliymis, ben ona fragmanini izletmistim ve sanirim biraz korktu.
Neil Gaiman kizina bir masal yazmak istemis ve bu hikaye cikmis ortaya, benim icin cok guzel oldugunu soylemeliyim, bu tarz sevmeyenler icin belki hitap etmiyordur ama tam benlikti.Fatma korkunc oldugunu dusundu ve kasvetli...
Aslinda hikaye klasik temalar islemisti, yasadigi hayattan sıkılan kucuk kizin degisiklik arayislari, kotu ile karsilasmasi bunu farketmesi, elindekierin degerini anlamasi ve kotuyu yenmesini iceriyordu.
Bir cocugun gozu ile bakildiginda aliskin oldugu cevreden baska bir yere tasinmak ve hayatta kalmak adina ebeveynlerin cabalarinin ona ilgisizlik gibi gorunmesi cok dogal, oglusum hala evde oturmak varken neden her sabah bizim ise onun okula gitmesi gerektigini, yasamak icin bazi zorluklara katlanmak gerektigini cozebilmis degil hal boyle olunca gercek dunya ile hayallerinde ki dunya arasinda ki dengeyi koruyabilmek cok onemli, dunyaya biraz olsun onlarin gozu ile bakabilmek, ben cizgi filmleri boyle tutku ile izlerken cocuk gozu ile gorulen o dunyanin kapisini aralayip bakabildigimi dusunup mutlu oluyorum, ruhumun cocuk tarafinin canli kalmasina yariyor cizgi filmler ve sanirim onlardan hic vazgecmicem.
Bu arada baska bir cizgi filmin fragmanlarini izledik bizim cizgi film baslamadan once Fatma ile onada sulandik tabi o tamamen cocuklarin da izleyebilecegi turdendi belki bu sefer oglusumu kandirip sinemanin buyulu dunyasina onuda dahil edebiliriz.
Iyiki cizgi filmler var yuppii!!
 
Friday, May 15, 2009
Deli deliyi cekermis, 2 haftada bir ev temizligi icin gelen bir hatun var Sukriye ismi benim yasimda ama benim iki katim hacminde yer kapliyor dunya uzerinde, 2 tanede cocugu var kucuk olan oglusumla yasit sanirim gun icinde telefon gorusmeleri yapiyoruz. Yapacagi islerle ilgili biseyler soruyor takilinca genelde, arkadas gibiyiz oglusumun ameliyatinda bana mesaj atmisti gecmis olsun diye yada kandilerde mesaj gonderir vs.
Az once evden cikarken kapiyi bacayi kapamasini soyledim, is cikisi sinemaya gidip su cizgi filmi izlemeyi dusunuyorum cunku taktim, iyiki aradin dedi bana bisey soylemek istiyormus.
-Yonca hani sen bana demistinya gomlekler var onlari utule diye
-EEE
-Ben onlari utuledim yerlerine astim
-Hihim
-Sonra utu masasini kaldirdim, utulencek esyalar sepetinde iki pantolon varmis onlari gormedim
-Olsun onemli degil
-Ama kendimi affettirmek icin oglunun battaniyesini yikadim balkona serdim, disarsi cok sicak beni sersen bende kururum (kresten battaniyesini gondermislerdi artik hava sicak diye)
-Iyi yapmissin ben firsat bulamamistim yikamak icin
-Yonca ben simdi gelip temizliyom sen bisey yapmiyon mu?
-Hayir sen yapiyonya
-Elini sicak sudan soguk suya sokmuyosun yani?
-Ben oglusumla ilgileniyorum sadece yetiyo bana
-Benim kayinpeder derki cocuga cok yuz verme tepene cikar niye bu kadar oyuncak aldiniz be Yonca odasi oyuncaktan gecilmiyo, bunlara vercegin para ile ata lira falan yapsaydin yazlik alirdin
-Ne bilim almisiz iste, yarin olsem yazlik isime yaramicak nasil olsa bari oglusumun gonlu olsun
-Cekmecede ki posetleri aldim haberin olsun gazeteleride aldim
-Iyi gule gule kullan
-Hep oglusuna bisey alma banada al
-Ne alim sana??
-Camasir suyu al koyu kivamli olandan bari dokunce ben bezi almak icin donene kadar akip gitmez Tex marka al
-Gecen sefer o markami aldik?
-Evet oydu ben evede ondan aldim senin evde biten bidonuda aldim haberin olsun
-Tamam senin olsun
-Iyi bak iyiki aradin beni guldurdun hem dinlenmis oldum sicak cok arada yine ara konusalim
-Hey allam tabi olur Sukriye neden olmasin (saklaban Yonca)
-Hee bak bide baska deterjan falan alma ev deterjan dolu zaten bitince ben sana soylicem benim talimatimi bekle
-Olur sen demeden bisey almam ben hadi gorusuruz kolay gelsin
Birde genelde utu muhabbetimiz olur, her seferinde ayni seyler soylenir ama o soylemekten bikmaz
-5 gomlek utuledim, kirlileri yikadim astim onlarida sen utulersin artik
-Oldu canim almim ben utu falan yapmam sevmiyom ben utu yapmayi, bi dahaki geldiginde sen yaparsin acelesi yok onlarin
-Iyi o zaman yine bana kaldi desene
-Uzgunum
 
Favori mevsimim yaz geldi sonunda birkac gundur kisa kollu tshirtlerle dolasiyoruz isyerinde, disarda ki gunese bakinca mutlu oluyorum, parendeler atmak geliyor icimden, bu istegimi Fatma' ya soyledigimde tepkisi su oldu gerci
-Arkadasim kendine kastin mi var?Yururken saga sola kolunu bacagini carpan sen parende atarken dusunemiyorum bile
Bu sakarlikla evet boyle bisey yaparken kendimi dagitirim kesinlikle ama olsun en kisa zamanda denemeye karar verdim dolasip dugumcuk olursam sasirmicam.
Oglusumda en cok yaz mevsimini seviyormus birde denize girmeyi gel gor ki dogdugundan bu yana kafasini sokmus degil denize en fazla omuz hizasinda girmistir yada bel, sudan korkuyor ve banyo zamanlari kriz yasaniyor evde. Ama yinede deniz kenarinda kovasina kum doldurup ordan oraya tasimayi ve eselemeyi seviyor.
Bende kumsalda gozlerimi kapayip, denizin ve insanlarin seslerini dinlemeyi seviyorum garip birsekilde huzur veriyor bana.
Dun yilin ilk dondurmali peynir helvasini yedim, neden bu kadar cok seviyorum acaba? 200 gram peynir helvasi ustunde 3 top sutlu dondurmayi mideye indirince dunyanin en mutlu insani ben oldum. Fatma dondurmali peynir helvasi yeme performansimi gorunce dehsetle izledi beni. Ama o sevmiyor sadece dondurma yemekle yetindi, boyle bir lezzet nasil sevilmez kiiii amanin dusuncesi bile korkunc :)
Oglusumla bugunlerde bilmece oyunu oynuyoruz surekli, o wc de kaka seansindayken yada uyumak uzere yataga yattigimizda ki sohbetlermizde surekli birbirimize bilmece soruyoruz sira ile, artik bilmeceler tukendi uyduruyoruz kafamizdan.
Bide 2 gundur tuvalet rulosu ile bir oyun kurdu kendine yaninda parmaklarla beraber , parmaklar asker yada hirsiz oluyorlar, kucuk bir evimiz var zamanin birinde teyzemiz almisti, minik tuglalari, minik kiremitleri, kapisi, penceresi ve harc malzemesi var degisik bir oyuncak ama pek kucuklerin yapabilecegi turde bisey degil oturup biz yapiyoruz evleri insaat iscisi ruhumuzu tatmin ediyoruz boylelikle. Iste hazirladigimiz o evde konu mankenimiz oluyor.
Oturuyoruz yere beraber ben yanindan izleyici, parmaklar hazir
-Anne bak simdi bunlar asker
-AAA ne kadar cok asker
-Bak simdi anne super bisey yapicaklar
-Tamam izliyorum ben
Bu arada yere degen parmaklar hoop hopluyorlar ve parmaklar evin catisinda
-Waoovvv nasil zipladilar superdiii
-Guzel dimi
-Evet annecim
-Bak simdi asker hirsizla dovuscek disss dissss
-AA hirsiz yere dustu
-Ne guclu dimi?
Biri gorse bunlarda napiyor burda o evde neyin nesi parmaklar niye bi evin ustune cikiyo bi asagi iniyorlar diye dusunup cikamaz isin icinden, cocuklarin hayal gucune hayranim sonra tuvalet rulolarindan eve kalkan oluyor hirsiz giremiyor falan evde milyon tane oyuncak varken rulolar ve parmaklarla oyalaniyoruz biz.
Buyuyemicem dimi ben yasli bir kadin oldugumda bile icimde kipirdanip duran bir kucuk kiz olacak, uzun zamandir bu cizgifilmin gelmesini bekliyorum ben fragmanlarini izlerken heyecanlaniyorum ve izlemek icin sabirsizlaniyorum gelsin artikkkk izlemek istiyorummmm.
 
Thursday, May 14, 2009
Haftalar oncesinden derdi tasasi tutulan, hummali bir calisma seklinde yuruyen, ser verilip sir verilmeyen yilsonu gosterimiz oldu nihayet 12 Mayis Sali gunu saat 4 den 21:30 a kadar okuldaydik , gosteri yaklasik 3 saat surdu, 4 ayri kostum degistirildi.

Cocuklarin performansina hayran kaldim ozellikle oglusum gozlerimi yasartti, dans edisini, siir okumasini, sarki soylemesini gordumya olsemde gam yemem artik. Agir abi havasinda takildigi icin surekli okulda ogrendikleri siir yada sarkilari okuma taraftari degil, cani isterse soyler, cani isterse bahseder okulda yaptiklarindan bende ustune gidemiyorum bu sefer hic anlatmiyacak diye. Meraktan catlamak uzereydim cunku dedigim gibi haftalar oncesinden basladi sancilari, eve pestil seklinde geliyordu son zamanlarda oglen uykusu uyumayip haril haril calisiyorlardi vs.

Hepsinin sahneye cikmasi ile basladi gosteri, siirler okuyup sarkilar soylediler birkac tane arka arkaya, sonra kizlarin ayrica siir okumasi erkeklerin asker kiyafetleri ile gosterileri, arada tek basina sahneye cikip siir okuduklari bolumler, Canakkalede ki askerleri anlatan minik bir oyun, mini salsa dansi ki oglusumu salsa yaparken gormek hem sasirtici hem keyif vericiydi, evde ben oynarken bile kizip --otur artik-- diye firca atan oglusum dans ediyordu orda tamda karsimda hemde yuzu asik degil aksine gulerek hayatimin en keyif verici anlarindan biriydi benim icin.



Sonrasinda bir dugun olayi canlandirmasi vardi ki, erkekler damat trasi yaparken kizlar kina gecesi yaptilar, yakisikli arkadasimiz Kagan damat oldu :) Sonra karsilikli gecip folklor oynadilar, en sonunda anneler gunu icin siirler okundu sarkilar soylendi ve annelere cicekler verildi, bi yandan fotograf cekerken bir yandan bana ruya gibi gelen goruntuleri, gozlerimle yakalamaya calisirken kendimden gecmisim, ertesi gun bile belim ve ayaklarim agriyordu. 3 saat ayakta kalinca yorgunluktan tursum cikti, dun sabah oglusumu yataktan zorla kaldirdik --birakin beni uyucam-- deyip durdu.
Cook guzel bir gosteriydi benim icin cocuklarin hepsi superdi.
 
Saturday, May 09, 2009

Sevgili arkadasim Murat nam-i diger Carsafci beni mimlemis yiller once gecenlerde okurken kesfettim gerci o da unutmus mim isini sonradan eklemis altina tek balik hafiza ben degilim su dunyada ne guzel birsey :)

Simdi Mim in 2 konusu var 1. konu;


Kendinize en uyan kizilderili adi ne olabilir?

Himm ismim ile ilgili soylemem gereken birsey var. Uzun sure ismimi kabullenmedim istemedim hatta mahkemeye basvurup adimi degistirin kardesim demeyi dusundum itiraf ediyorum.Annemlere uzun yillar sordum bula bula bana ot ismimi koydunuz diye sonucta insanlar isimleri ile baglantili olurlarmis degil mi?
Hayatim boyunca ot gibi olmam icin mi bu isim konmustu bana?

Gecen sene sanirim minibusle gelirken tanimadigim bir bayanla konusurken konu isimlerden acildi, nerden geldiysek bu konuya iki birbirini tanimayan insan sanki yillardir sohbet ediyormus gibi konunun ortasindan daldik ve isimlere geldik. Benim ismimi sordu, isimlerin insanlarla baglantisi olduguna inaniyormus, peki dedim benim ismim Yonca ne oluyor bu durumda?

Sen etrafinda ki insanlara sans getiriyorsun demisti. Kendime sans getirmeyi tercih ederdim ama neyse insanlara bir katkim oluyorsa ne mutlu bana.

Donelim yine Yonca ismine, dedigim gibi uzun sure cebellestim ben bu isimle, benim zamanimda moda olan Ebru isimli arkadaslarima ozendim, hos benim zamanimda Yonca ismi pek meshur degildi belki o yuzden tuhaf geliyordu bana.

Gel zaman git zaman Yoncimik cikti , aa dedim ne guzel benim ismimde biri yanliz degilim o da ineklere verilen bir ot, sonra Yonca isimli baska arkadaslarim oldu ismimi sevdim benimsedim sonunda, simdilerde ise cok seviyorum.

Annem ben dogmadan once ultrason gibi icatlar olmadigi icin hernedense icine erkek olucakmisim gibi birsey dogmus ve ismimi hazirlamis "Mesut" olarak, oyle inanmis ki erkek olacagima hic kiz ismi hazirlamamis. Dogunca saskinlik sonrasi ismini ne koyalim diye dusunurken babam ordan lafa karismis ben kiz ismi dusunmustum, ismi Yonca olsun demis ve tataaaam iste benn...


Bir kizilderili olsaydim adim ne olurdu acaba sorusuna verebilecegim cevap; ruzgar ruhlu mor benekli kelebek, ruzgar nerde ne yapacagi belli olmayan beni anlatirken, en sevdigim rengin mor olmasi ve bana neseli hissettirdigi icin pozitiflikle iliskilendirdigim kelebek karisimlarindan bu geldi aklima.


Mim in ikinci konusuna gelelim simdi;


Sizinle ozdeslesen, size en yakin hayvan hangisidir?Neden bunu sectiniz?


Benimle ozdeslesen hayvan kedi sanirim. Sicagi cok seviyorum, ne kadar yuksekten atlasalarda dort ayaklari uzerine dusmeleri hosuma gidiyor, egilip bukulebiliyorlar karsilastiklari olaylar karsisinda, esnekler, tuyleri dikilmis halleri bana salterlerim attiginda saclarimin havaya dikildigi anlarimi cagristiriyor, dokuz canlari var daha ne olsun evet ben simsiyah bir kedi olmak isterdim.
Bende Sinem i mimliyorum, umarim bu konuda daha onceden mimlenmemistir.
 
Wednesday, May 06, 2009
Aksam teyzem bizde kaldi. Bugunlerde hayatim stand up kivaminda mi geciyor bana mi oyle geliyor bilmiyorum ama komik seyler oluyor sanki.
Minibusten inince gul agaclarina bakmaya basladi
-Himm burdada var iyi
-Hayirdir
-Gul agaci diyom, bugun dilek gomeriz kucuk kagitlara yazip
-Hey allam
Sonra evde konusurken konu hidirelleze geldi ;
-Yonca bugun ezan okunmadan dileklerimizi kucuk kagitlara yazalim gul agacinin dibine gomelim oldu mu?
-Inaniyo musun sen buna?
-E gomelim biz su okullari bitiririz belki
-Ben inanmiyom oyle seylere bisey dileyeceksen direk dile olmaz mi?
-Ne bilim..
-E yaz bakalim ne yazican ne dicen merak ettim
-Himm ne yazsam acabaaa....hay allah aklima gelmiyo nasil yazcam, ben suyum okulu bitirimek istiyorum desem?
-Kendini tanitman mi gerekiyomus, yaz okulu bitirmek istiyorum diye
-E nerden anlicak
-Kim?? Bu isin mantigi nedir sahi??
-Hizir dolasip dilekleri topluyomusya sonra iletiyomus
-Neden Hizira ihtiyac duysun ki aklindan gecir iste ne istiyosan
-Aman ne bilim aslinda oyle ama ben yine de gomcem
-Iyi bakalim sen yaz ben yemek yapim
Aradan zaman gecer yemek yapma fasli biter
-Hadi gomelim ezan okunmadan
-Tamam hadi bakalim
Oglusum merak eder hareketlenme olunca
-Nereye gidiyosunuz
-Gommeye
-Neyi?
-Dilekleri gomcez gul agacinin dibine
-Bende gelcem
-Tamam hadi bakalim
-Durunnnnn
-Noldu?
-Madem biseyler gomcez bende gazeteden resim kesicem arkadasim bahsetmisti, ugrasamam kagida yazmakla (bu ben oluyorum sonradan dilek gomme testine katilmaya karar verdim)
Evdeki gazeteleri yaydik ve bakmaya basladik, ezan okunacak hizli hizli bakiyoruz
-Ne ariyosun?
-Gecenlerde bir mutfak gormustum onu ariyorum aa bak BMW var burda iyi fikir keselim, oo Mercedes onuda kes, Bodrumda yazlik himmm, teyze kucuk ev aleti yada Tv istiyon mu bak hepsi var (tabi yaptigimiz isin sacmaligi ile gulmekten kiriliyoruz bunlar olurken)
-Tamam ben bu siteyi kesim hep bir arsam olsun muteahhit girsin 20-30 daire versin diye hayal ederim
-Hey maasalla kes tabi neden olmasin bak pirlanta yuzuk var kescen mi?
-E kesim bari
Oglusum saskin tabi iki hatun evin ortasinda gazetelere bakip resim kesiyorlar
-AA anne bende polis gordum karikatur cok komikti bak bu?
-Himm ne guzelmis
-Bende gomcem biseyler bu karikaturu gomcem bende
-Hey allam yok olmaz o baska bisey gom
-Ay yeter bu kadar gidelim hadi
-Durun bekleyin
Yonca elinde oglusunun plaj kuregi ve tirmigi ile gelir, teyzem gulme krizlerine girer
-E sadece kurek yeterdi tirmikla napicaz?
-Olsun tirmiklariz tam olsun iste
-Ben yapcam ben yapcam hepsini ben kazicam topragi ben kazicam oldu mu anne?
-Tamam hadi bakalim gidiyoruz
Disari ciktigimizda gozumuze ilk kestirdigimiz gul gacinin dibini kazmaya basladik tabi hala gulmelerdeyiz, ceset gomer gibi bir halimiz var, millet gorucek saklaban olucaz diye acele ediyoruz
-Hadi cabuk kaz oglum, gule zarar verme ama
-Kapici geliyo bu tarafa dogru gullerime ne yapiyosunuz oyle derse karismam
-Tamam bu kadar cukur yeter atin dilekleri, kapatalim ustunu
-Ben kapaticam ben aticam topraklari tamam mi anne
-Tamam ama biraz cabuk yapar misin, ustunede bas kapansin iyice ustu
-Durun para koycam
-O niye ??
-Bunu koyup sabah alicam dilegim olana kadar harcamicam
-Hay teyze ya bide o mu var ben koymicam of bir an once gidelim
-AA param nereye gitti kayboldu
-Ordadir...
-Hah tamam buldum
Dilek gomme islemini basari ile gerceklestirdikten sonra kendimizi eve attik, sabah teyzem koydugu parasini almayi unutmadi.
Gul agacinin dibinde nerdeyse bi gazete yatiyo biri tesadufen bulursa sanirim pek anlam veremiyecek ve bulacak kisi muhtemelen kapicimiz olacak.
Evdeyken muhabbet devam etti teyzem yakilan atesten bahsetmeye basladi
-Aslinda ates yakip atlaniyo biz eskiden oyle yapardik
-Himm biliyom cocukken bizde yapardik
-Kucuk bir ates yakip atlayabiliriz gerci
Sonra evin icinde kucuk birseyin icinde yaktigimiz atesten atlama sahnemiz geldi gozumun onune
-Yok artik canim ates isi kalsin artik
-Sabah saglam kahvalti yapilmasi gerekiyomus
-O nedenmis ki??
-Butun sene saglikli olmak icin, arkadaslarla yarin yapicaz biz
-Hay teyze ya daha neler
-Sut istediler sut aldim
-Bisey demiyorum artik...
 
Monday, May 04, 2009
Arkadaslarim Fatma ve Asli' yi da Twilight manyagi yapmanin hakli gururunu yasiyorum bugunlerde :)
Bu manyakligima anlam veremeyip merak etmemislerdi uzun sure ama sanirim dayanamadilar son surat okuyorlar, Fatma 4.kitapta, Asli 3.kitaba gecti ikiside Edward!! Edward!! nidalari ile dolasiyorlar ortalikta :)
Simdi ellerinde ki kitaplar bitince ne yapacaklarini dusunuyorlar banada hikaye uzerinde kritik yapmak icin 2 kisi eklenmis oldu. Onceden soyle konusmalar geciyordu;
- Uff super bir kitap okuyorum bak bu karakteri bu esas kiz buda esas oglan
- ??
-Anlamadin bisey dimi
-Cik
-Okusana su hikayeyi ya bisey anlaticam anlatamiyorum
-Cik

Baska birgun;
-Ya su kitabi okusana artik
-Konusu neydi
-Vampirler var kurtadamlar ask falan filan
-Vampir mi iyyy okumam
-Ama bildigin vampir degil bu
-Istemem hayal urunu dunyalari

Daha baska birgun;
-Okudugum kitapta kiz cok sakar bir vampire asik oluyo vampirde ona
-off Yonca
-bak bu emmet buda vampir...
-Yonca napiyosun?
-hikayenin Edwardin agzindan yazilmis bolumlerini okuyorum biliyormusun hayranlar calmaya kalkmis kadinin evinden oda kusmus yazmicam demis bla bla bla
-off Yonca
-bu boyle olmayacak yarin ben ilk kitabi getiriyorum sana 10 gun sure okuyosun kritik yapiyoruz

aradan birkac gun gecer...

- kitabi okuyorum sonuna geldim ne kitapmis o oyle ya elimden birakamadim herkes uyuyunca ben kitap okudum yarin ikinciyi getir tamam mi bak unutma
-hayirdir sarmis seni hikaye anlatiyoduk inanmiyodun
-sardi ki ne sardi ne vampirmis niye gercek hayatta boyle vampirler yok
-tamam anladim ucmussun getiririm yarin ikinciyi

aradan birkac gun daha gecer...

- bitirdim ikinciyide 3 ve 4 u ikisinide ver araya tatil giriyo ben okurum edwardin agzindan yazilanida netten doktum onuda okuycam
-??
-yanliz bitince napicam bilmiyorum cok buyuk bir bosluk olcak
-hey allam

iste boyle... simdilerde kitap hakkinda cok birseyler konusmamiza gerek kalmiyo etrafimizdakiler sifreli mi konusuyorlar acaba ne diyor bunlar diye dusunurken aklimiza geldikce kitaptan biyerleri hatirlatip guluyoruz, komikiz

-sari ferrari istiyorum
-alice inki gibimi?
-evet yada mercedes
-ne diyonuz siz ?alice kim
-bosver
-alice gittimi
-evet gitti
-bella vampir oldu mu?
-oldu evet coktan

Az once Fatma geldi yanima bunu yazarken Volvolu Edward istiyomus bulunca evlendiricez bekar vampirlere duyurulur.
 
Saturday, May 02, 2009

Cilek ve muzu ziyan etmeden tuketme yontemi bulamadim henuz. Markette sari sari biblo gibi duran muzlar eve getirdigim anda kararmaya basliyorlar artik muzlari bu sekilde tutmak icin ozel bir hile yapildigini dusunmeye baslicam.
Ve cilek en sevdigim meyvedir, pudra sekeri ile yerken kendimden gecerim ama o gun yenilip bitmezse dolaba konan cilekler kendinden gecer bir garip olurlar. Birkac cesit yontem denedim ama henuz dogru yontemi bulamadim belkide kalanlari hemen dondurucuya atip oyle degerlendirmek gerekiyordur.
Neyse oglusumunda bugunlerde en sevdigi meyve cilek karsilikli oturup pudra sekerli cilek ziyafeti yapiyoruz kendimizce. Gecenlerde aldigim 1 kilo cilegi gark diyene kadar yedikten sonra kabin icine koyup dolaba kaldirdim ama ertesi gun baktigimda gordum ki cilekler kendilerinden gecmisler.
Rondoya atip pure haline getirdikten sonra internette cilek puresi ile yapilabilecek tarifleri arastirmaya basladim. Sanirim en iyisi turta yapmakti ama butun cileklerden yapiliyordu genelde.
Emine Beder' in pastalar ve kurabiyelerinde ki tart tariflerine bakmaya basladim ve gozume kestirdigim tart hamurunu oglusumla yapmaya koyulduk. Ellerine eldivenlerini gecirdi ve hamuru karistirmama yardim etti. Ben bu tart hamuru tarifinden memnun kalmayip yaparken bihayli zorlandigim icin tarifini vermicem. Icine koydugum cilek puresine pudra sekeri ilave etmistim cilegin o eksimsi tadini biraz alsin diye.
Firindan cikarip lezzet testi icin tabaga koymak istedigimde dagildi kasikla yemek zorunda kaldik :)
Ertesi gun cilek puresi donmustu gerci catalla yenebilme kivamindaydi. Tartla pek anlasamiyoruz zaten simdiye kadar yaptiklarim hep kuru olmustu ilk defa bu kadar yumusak bir kivam elde ettim ama yumusaklik derecesi biraz fazla olmus :)
Sonuc olarak cilekler degerlendi ziyan olmadilar ve ikinci sonuc olarak tart yapmayi sevmedigimi birkez daha anladim. Ucuncu bir sonuc yok gerci su olabilir belki tart yapmak icin yeteneginin olmasi gerekiyordur ve belki o bende yoktur.


Cizgi filmlerdeki tartlara ozenmisimdir hep. Minnie tazecik tarti sogumasi icin pencerenin onune koyar Mickey kokusunun cazibesine dayanamayip elde etmek icin baya bir ugrasirdi. Hala ugrasiyormu acaba :P
Bundan yillar once hamileyken Carrefourdan cilekli tart almistik onun tadini hala unutamam hayatimda yedigim en lezzetli tartti sanirim ki tart sevmeyen beni bile bastan cikarmisti.
Birde tart denince Johnny Deep in oynadigi Seytan Berber filminde ki etli turtalar gelir aklima iyk neyse onlardan fazla bahsetmek istemiyorum.
 
Wednesday, April 29, 2009

Bir domuz gribimiz eksikti oda cikti piyasaya.Bu dunyada yasamak gun gectikte zorlasiyor. Gun asiri deprem olmaya basladi hayir olsun sonumuz

Dunyanin gelecegenin belirsiz ve karanlik oldugu uzerine arkadasimla konusma yaparken soyle demisti;

Cocugum buyuyunce diyecegim ki oglum hic cocuk falan yapmaya kalkisma bu dunyanin daha ne kadar dayanacagi belli degil, sana yaptigim mali mulku harca keyfine bak, cocuk yapip buyutecem diye paralama kendini :)

O zaman komik gelmisti ama simdi dusunuyorumda cocugumu nelerin bekledigini bilmiyorum. Su azalirken, hava kirlenirken, insanlar savasmaya neden ararken daha ne kadar dondurur bizi dunya bilmiyorum.

Bu arada alakasiz birsey geldi aklima Last Fm’ i parali yapmislar, bugun dinlerken birden durdu ve – deneme programini begendinmi, begendiysen uye ol—gibi birsey cikti ortaya baktim aylik 3 euro olmus. Ben nerde dinlicem lounge muziklerimi, aslinda lounge fm calissa surda soruna cozum olacak ama arastirmak lazim yada Last Fm e parali uye olmak lazim.

Dun aksam oglusumla Josh ve Drake i izliyorduk. Josh ayagini burktu hasteneden korkup gitmedi ayagi davul gibi sisti sonra ameliyat etmek zorunda kaldilar. Izlerken yanima yaklasti

-Anne Josh’un ayagina nolmus?

-Ayagini burkmus hastaneye gitmedigi icin sismis ameliyat edicekmisler.

- Him yani o oynarken burk gelmis ayagi sismis

-Burk mu him burk gelmemis burkulmus ayagi incinmis yani

Bayiliyorum cocuklarin olaylari ve kelimeleri masumca yanlis anlama durumlarina, kirk yil dusunsem --burk gelmis-- gibi bisey gelmezdi aklima. –Kal—in gelmesi gibi burk gelmis alemsin oglusum sen ya hayatima oyle guzel bir renk katiyorsun ki anlatamam, seviyorum seni :)

 
Monday, April 27, 2009

Bu haftasonu yogun mu gecti ne ?Simdi dusunuyorumda baya biseyler yapmisiz 23 Nisan tatilide olunca arada.
Oncelikle onca calisma yapilip kiyafet aldirdiklari ve velilere kapattiklari 23 Nisan gosterilerini bastik Elif ile sevgili mudiremiz bozuldu bizi gorunce tabi bozulmasinin en buyuk sebebi siniftan baska bir veliden adam akilli firca yemesiydi.
Neyse bol bol fotograf cekebildim en kucuk askerler bizim askerlerdi hepsi cok sirindi. Oglusum siniftan cikinca aglamis arkamdan salona geldiginde hala agliyordu en sonunda giderken onuda goturursem susmaya ikna oldu.
En aglak asker benim askerdi tabi boylece :))
O aksam İzmir' den kusenim gelmisti hep beraber bizde yemek yedik.
Siparis uzerine yaptigim cheesecake' i afiyetle yedik.


Ertesi gun ilk ve tek AVM ye gidip 23 Nisan etkinligi var mi diye bakmak istedik ama ne mumkun, otopark doluymus bize kibarca ilerlememizi soylediler :)
Teyzemlerde aldik solugu enistemin yaptigi izgara baliklari afiyetle yedik. Sonra kusenimin artistik pozlari ile fotograf cekimi yaptik. Dergilerde ki roportajlarda fotografin saginda solunda roportajdan parcalar vardirya onlari canlandirdik gozumuzde. Kusenim konusmalari yazdi hayalinde, ben fotograf cekerken o habire konusuyordu, gulmekten arta kalan zamanlarda fotograf cektim. Guzel kareler cikti ortaya arada bir internetten bakip tuyolar almaya calistik.
Cuma gunu ise oglusumla isyerine geldik aksama kadar benimle takilmak zorunda kaldi, cok sıkıldı.. Boyama yaptik, kagittan ucak yapip birbirimize attik, pc' de oyun oynadi, pencereden baktik arada atistik ama zor gecti zaman.
Bu zorlu gunun ardindan onceki gun basarisizliga ugradigimiz AVM cikarmamizi tekrarlamak istedim oglusumada soyledigimde planimi begendi. Is cikisi tutunduk el ele gittik.Sinema icin yine aklini celemedim birkac sefer sormama ragmen sinema olayina sicak bakmadi.
Jetonlu arabalara binmekti niyeti sonra bi ara vazgecti, yiyeceklere goz gezdirdik. Mc Donaldsdan kullandi yine hakkini tabi oyuncaklari en buyuk etkendi. Canavarlar yaratiklara karsi filminin oyuncaklari vardi sinema teklifimi yine yaptim bu film izlemek istermisin diye sordum ama bilmiyorum dedi bu sefer.
Bisikletlere baktik dogumgunu hediyesi olarak bisiklet almaya niyetlenmistim ama istedigimiz gibi birsey bulamadik.
AVM nin icinde kosmaktan bitap dustu eve gidince uyuma konusunda direnmeyip ertesi gun 10.30 a kadar uyudu hatta. Bu bir rekor tabi bizim icin normalde 8.30-9 gibi kalkariz haftasonlari.


Dun bisiklet almayi kafama takan ben bizimkileri evden cikardim zorla basladik bakinmaya en son Carrefourda gordugumuz bir bisikleti begendi. Anneannesi biz almis olalim bizim dogumgunu hediyemiz olsun deyince dogumgunu hediyesi olarak baska seyler dusunmeye basladim. AVM icinde bisiklet ile tur atmaya basladi, babasi ile oglusumu basbasa birakip D&R2'a girmistim ki aglayarak peslerine takilan bir cocuk yuzunden bisiklet hevesleri kursaklarinda kalmis, teleonla arayarak durumu bildirdiler solugu otoparkta almislar. Olayi gormedigim icin sakaci hayal gucum devreye gecip gozumde canlandirdim, ne zaman vazgecerim acaba bu huyumdan yada vazegecermiyim kafamda komik cizgifilm sahneleri gibi sahneler kurmaktan :)


Pazar kahvaltisinda istek uzerine krep yapildi yine. Onceden yapmaya korktugum seyleri elim alisinca ne kadar kolay yapabildigimi gordum. Krep yada cheesecake denemeye uzun sure cesaret edemedigim seylerdi ama simdi korkumun gereksiz oldugunu goruyorum.
Simdilerde ise gozumde buyuyen sey seker hamuru ve seker hamurundan yapilmis bir pasta. Yapabilmem icin 40 firin ekmek yemem lazim sanirim.
Hazir seker hamuru satan yerde yok burda alip biseyler deniyim en azindan seker hamuru olayindan kurtariyim ama maaselef.
Oglusumun oyun hamurlari ile biseyler yapiyorum bazen cogunlukla ecis bocus seyler cikiyor ortaya belki el aliskanligi olunca farkli oluyordur durum. Hic olmadi cin aliler ayseler yapar koyarim pastanin uzerine yada kurbiye kaliplari ile geometrik sekiller yaparim :)
Bu seneki dogumgununde pasta yapardim mesela oglusuma gerci o kafaya takmis gecen sene ki gibi futbolcularin oldugu bir pasta istiyormus.Korsanlilari, orumcek adamlilari gosterdim ama kararindan caycak gibi gorunmuyor.
Orumcek adam ve Simsek Mcqueen temali parti malzemeleri aldi simdiden kendine pastada futbolcu temali olcak dam ustunde saksagan vur beline kazmayi konseptli partimize hosgeldin dicez herkese...
 
Tuesday, April 21, 2009

Cook uzun zamandir aklimda olan kurgulardan birini denemeye karar verdim dun aksam. Kitap kapagina benzedi sanki bu duzenleme ile hazir kapak olusmusken oturup bir hikayemi yazsam diye dusunuyorum :)
Beni en cok dusunduren kan kismiydi. Gliserin ve kirmizi gida boyasini karistirinca normal bir kan rengi olmadi ama kivami guzeldi :)
Tabi bu tur birsey hazirlarken model kullanmayi tercih ederim cunku karsidan bakip olmayan kisimlara mudahale etmek daha kolay oluyor cektikten sonra nasil olduguna bakmak icin fotograf makinasi ile kurgu yeri arasinda mekik dokumaktan ama neyse.
Yaptigim duzenleme nedeni ile elimdeki kurumus gul belli olmadi birde ondan sikayetciyim :)Ogrenmem gereken o kadar sey var ki fotografcilik konusunda, hayatimin neresine sigdircam bilmiyorum.
Fotografi cekerken Nagish geldi aklima ki --hersey iyi guzelde niye oje yok-- der her seferinde ve bu cekimde ojelerimi sureyimde firca yemiyim dedim...
Aklimda bir kurgu var ne zamandir denemek istedigim ama bir erkek birde hatun modele ihtiyacim olcak bakalim ne zaman gerceklesicek bu hayalim :)
Tabi bu kurgu ustunde de baska kareler uretmek istiyorum bunlar icin bol bol zaman istiyorum biliyorum imkansiz bisey istiyorum ama bekliyorum, belki birgun acirda kendini esirgemekten vazgecip bolca ugrar banada :)
 
Monday, April 20, 2009

Breaking Dawn' i okudum bitti :( O kadarda dengeli gitmeye calisirken haftasonu ipin ucunu kacirdim, cumartesi gunu saat sabah 5' e geliyordu elimden biraktigimda, Pazar gunude gece 1 gibi bitti....

Aklimin bir kosesinin kitabin icinde yasamasi hosuma gidiyordu. Zamanla unuturmuyum, acaba hikayeyi hic dusunmeden, olaylari yeniden kafamda canladirmadan gecirdigim gunler olcak mi merak ediyorum. Stephenie Meyer' e --sen belli araliklarla bu hikaye ile ilgili kitap cikarmaya devam- konulu bir mektup yazmanin faydasi olur mu acaba ?:)

Neyse kanina girdigi hayranlarina acirda belki Midnight Sun' i cikarir bir an once ...

Okunacak kitaplar sirasinda arkadasim Fatma' nin israrla oku dedigi iki kitap var ikiside Adam Fawer' in; Olasiliksiz ve Empati.

Empati ozellikle okumak istedigim olani, herzaman ilgimi ceken bir konu olmustur. Dusunce gucu ile cok sey yapilabilecegine inandigimdan olsa gerek bu konunun nereye kadar uzanabilecegini merak ederim. Dogru odaklanma ve dogru dusunceler ile neleri degistirebiliriz. Ya da karsilikli konustugumuz insanlardan ne kadar etkileniyoruz ve etkiliyoruz. Kitabin basinda ki su soz cok guzel ve dogru benim icin : "Insanlar soylediklerinizi ya da yaptiklarinizi unutur, ama onlara neler hissettirdiginizi asla unutmaz."

Maya Angelou' nun sozuymus. Neyse okuyunca daha cok bahsederim bu konudan.

23 Nisan' a az bir zaman kaldi ve oglusum haril haril gosteriye hazirlaniyor bugun asker kiyafetleri gitti okula kocaman birde palaska kemerimiz oldu. Ogretmenine bir kez daha uyuz oldum minicik cocuklar icin bu kadar teferruata eziyete ne gerek vardi.

Bu sabah yine --ben evde kalsam-- diye sayiklayarak gitti okula. Haftasonlarina gelirken 2 gun daha git sonra tatil diye bahsediyorum hemen sordugu sey --anneannemler mi gelicek?-- oluyor. Uzadi cocugum anneannesini beklerken :)

Dun evin icinde 1 saat saklambac oynatti, market alisverisi yapmamiz gerekiyo diye yalvardim resmen, aksam 8 de keyfi geldi de marketler kapanmadan 2 saat once yakalayabildik alisveris olayini.

Sutlu ve cikolatali yuvarlak kagitli sekerleri kestirdi gozune.

-Anne gelsene bi sana bisey gostercem

-Ne gostericeksin noldu?

-Ya sen bi gel...

-Peki geliyorum

-Bak ben bu sekerlerden istiyorum

-Evde vardi bunlardan yemiyosun ama

-Yicem

En son sefer ozenip aldiginda 1 tane yemistir belki icinden bende isyerinde masamin ustune koymustum gelen gecen arkadaslarla afiyetle yedik.Hatta Yonca ve sekerleri bir klasik haline geldi bir sure. Sonra birakmistik seker yemeyi ama sanrim yeniden baslicaz bu gidisle :P

Neyse bir paket seker alindi mutlu mesut alisveris arabasina kondu.

-Anne bana kizmadin di mi?

-Hayir kizmadim neden?

-Peki sevindin mi?Sekerleri yicem diye

-E sekerleri yersen sevinirim tabi alip unutmazsan

-Tamam hepsini yicem
-Hepsini birden yemeye kalkma ama :)
-Tamam
dedik ve anlastik.Abur cubur yemeyi sevmiyor benim oglum, alinanlar evde konu mankenligi yapiyor. Doritos misir cipsini seviyor mesela paket acildiktan sonra 3-5 tane yiyip doydum diyor. Cikolatayada duskunlugu yok cocostar yiyor arada yada tablet cikolatalardan o kadar...
Fotografta uzerinde gorunen kiyafet yilsonu gosterisi icin alinan kiyafetleri, gonderdikleri gun bir hevesle getirdi onlari bana, paketi acarken heyecanla sordu
-Anne benim bedenim di mi? Dogru vermisler di mi? diye, sonra ilk defa yeni aldigi bir kiyafeti uzerinde denemek isteyince huysuzluk etmeyip denedi ve poz verdi. Kocaman delikanli oldu benim golum cok buyudu coook zaman hizla gecti daha dun gibi gelen ilk karsilasmamamizin ustunden nerdeyse 5 yil gecti.
Bugunlerde birde gezme krizlerimiz var ki gorulmeye deger, haftasonlari ev ziyareti yapmaya yetistiremiyoruz artik :) Tabi AVM ya da benzeri yerler ilgimizi cekmiyor hala. Sinema desen hic gidemedik ilgisini cekmiyor. Beraber sinemaya gidecegimiz gunu iple cekiyorum...

 
Thursday, April 16, 2009
bir sarki fisildaniyor kulagima, gulumsuyorum gozlerimi alan gunese bakip
cok uzaklarda mutlu gunlerin sesi, ruhumla saklambac oynadigim gunler bitti
biriktirdigim ne varsa bir kelebege teslim ettim anilarimi
varolmamis diyarlarda geziyor artik yuregim,
kabuk baglayan yaralarima bakip sizilarini
dindiriyorum ellerimle
varolmayan asiklarin asklarini paylasiyorum,
hic olmadigim zamanlara ortak oluyorum
ruyalar biriktiriyorum hepsi guzel ve temiz tum kabuslardan uzaklarda
onlar el degmemis ve benim
sonra yine o sessiz ciglik beynimde yankilaniyor,
tutunmak istiyorum yuregimin iplerine
acidan kivranirken yaralarim kaniyor,
ruyalarima uzaniyor ellerim onlar dindirecek acimi biliyorum
cogalan karanliga daliyor gozlerim belkide artik birakmaliyim kendimi,
benide icine alana kadar beklemeliyim
varolmamis ulkede, varolmayan insanlar sayikliyor adimi
kucuk bir kiz cocuguyum simdi, etegimde topladigim rengarenk cicekler,
karanligi ve yaralarimi gormuyor gozlerim
bir masal dunyasina hapsettim kendimi,
acimiyor artik ruhum eskisi gibi
kimsenin bulamayacagi kadar uzaktayim, kulaklarimda bilmedigim bir sarki,
ellerimde ruyalarim
Yonca
16.04.2009